Kapat
Röportaj 0

İstanbul MilletVekili Gürsel Tekin İle Röportaj : Eren Altun

Röportaj Eren Talha Altun Tarafından Gürsel Tekin ile Yapılmıştır. 5 Şubat 2020

Gürsel Tekin Kimdir ?

Gürsel Tekin, Ardahan iline bağlı Göle ilçesinde 1 Haziran 1964 yılında dünyaya geldi.İlk ve ortaöğrenimini Ardahan’da tamamladı. Lise öğrenimine Kars’ta başlayan Tekin, lisede okurken Bülent Ecevit’in genel başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi’nin gençlik örgütüne katıldı.1981 yılında Kars Alpaslan Lisesi’nden mezun olduktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazanan Gürsel Tekin, bazı sebeplerle yüksek öğrenimini sürdüremedi. Aynı yıl sosyo-ekonomik nedenlerden ötürü ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı.Tekin, 1981 yılında Kadıköy’de garson olarak çalışmaya başladı. Siyasal yaşamı 12 Eylül nedeniyle kesintiye uğrayan Gürsel Tekin, 1984 yılında Sosyal Demokrasi Partisi’nde siyasete yeniden girdi.1986-87 yılları arasında askerlik görevini yapan Tekin, siyasal yaşamına SODEP’in ardılı olan Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de devam etti. Aynı dönemde ticarete atıldı.26 Mart 1989’da yapılan 1989 yerel seçimlerinde SHP’den Kadıköy Belediye Meclis Üyesi seçildi.5 yıl sonra yapılan 1994 yerel seçimlerinde üyeliğe yeniden seçilen Gürsel Tekin, 1995 yılında SHP ile CHP’nin birleşmesi üzerine görevini CHP’li olarak sürdürdü ve partinin ilçe yönetim kuruluna girdi.1999 yerel seçimleri ve 2004 yerel seçimlerinde belediye meclis üyeliğine tekrar seçilerek, 1997 yılında geldiği Kadıköy Belediye Başkan Vekilliği görevini sürdürdü.Bu görevlerinin yanı sıra 2004 yerel seçimleriyle İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi oldu.2002 – 2005 yılları arasında CHP İstanbul il başkan yardımcılığı yaptı.Görevinden ayrılan Şinasi Öktem’in yerine 14 Ağustos 2007’de partinin Merkez Yürütme Kurulu tarafından CHP İstanbul İl Başkanı olarak atandı.2009 yerel seçimlerinin kampanya sürecinde CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte çalıştı. 2009 yerel seçimlerinde yeniden Kadıköy’den İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi seçildi.4 Ağustos 2010 tarihli CHP Parti Meclisi toplantısında 48 üyenin oyuyla MYK üyeliğine seçildi. Ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Tekin’in Genel Başkan Yardımcısı olacağı basına duyuruldu.24. dönem İstanbul milletvekilidir. İletişim, Tanıtım ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken 8 Mayıs 2014 tarihinde CHP Genel Sekreterliğine getirilmiş, Ocak 2016 yılına kadar bu görevde bulunmuştur. Evli ve 3 erkek çocuk babası olan Tekin halen 23-24-25-26-27. dönem İstanbul milletvekilidir.Tekin, evli ve 3 erkek çocuk babasıdır.

Yargıda yaşanan son gelişmelerle ilgili sizin ve partinizin düşüncesini öğrenebilir miyim?

Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarında yaşanan gelişmeler ortada bir yargı erki kalmadığını gösteriyor. Yargı erki üç erkten birisidir. Yasama, yürütme ile birlikte milletin sahip olduğu bir egemenlik yetkisini kullanır.. Kendi hiyerarşisi, kendi kuralları vardır. Örneğin hakimler millet adına karar verme yetkisine sahiptir. Bugün bağımsız ve tarafsız bir yargıdan bahsedilemez. Hatta içerdiği anlamla bir mahkemeden bile bahsedemeyiz. Saray’da bir tane adam karar veriyor, mahkeme salonundaki bir adam da bunu uyguluyor. Böyle bir sisteme yargı sistemi denmez. Beraat kararı veren hakimlerin soruşturulmasına kadar iş gitti. Apaçık her tarafı dökülen bir yapı ile karşı karşıyayız. Türkiye’de AKP adaleti ve yargı sistemini öldürdü. Türkiye de adalete susamış durumda. Millet istediğini alacaktır. Göreceksiniz bu yaptıkları onlara hiçbir hayır getirmeyecek. İlk sandıkta millet AKP’yi sandığın dibine gömecek.

Sahada olan ve milletin gerçek gündemini takip eden bir milletvekilisiniz. Sahada seçim beklentisi var mı?

Bazı siyasetçiler istemeyebilir ama millet büyük bir heyecanla, büyük bir arzuyla sandığı bekliyor.  Her gün insanlar ekonomik sorunlar nedeniyle intihar ediyor. Bıçak kemiğe dayanmış durumda. İnsanlar geçinemiyorlar. Borç alacak yerleri de bitti. Elektrik faturası, doğalgaz faturası, mutfak masrafı işçiyi, memuru, çalışanı adeta eziyor. Bir tarafta servetlerine servet katanlar var diğer tarafta her gün fakirleşen, her gün daha zor koşullarda yaşayan milyonlar var. İşsizlik son 40 yılın en yüksek düzeyine çıktı. Bu tablonun mimarı AKP yönetimidir. Chia tohumlu pudinge kaşık sallayanlar, milletin kaşığını kırdılar. Ejder meyvesi götürenler milletin ekmeğini küçülttüler. Bir yerde saray varsa millet fakirleşir. Bu tarih boyunca böyle olmuştur, yarın da böyle olacak. Her gün sokaktayım. Halkın içerisindeyim. Millet diyor ki “sandık gelecek, AKP gidecek.” Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı var. 

Yerel seçimde size oy veren farklı siyasi partilerden seçmenlerde bir kırgınlık var mı, nasıl görüyorsunuz?

Örneğin Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız yolsuzlukların üstüne gidiyor, israfı bitiriyor. Önceki dönemde 76 kuyu açalım diye ihaleye çıkıyorlar. İhale bedeli 12-13 milyon. 35 kuyu hiç açılmamış. Üstüne beton kapak takmışlar. Adanalının parasını çalmışlar. Hesabını kim soruyor? Zeydan Karalar. Kutluyoruz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızı Mersinliler dikkatle takip ediyor. Önceki dönem vurguna giden paralar şimdi vurguna gitmiyor. Ne oldu? Mersin Büyükşehir Belediyesi 6.900’e yakın üniversite öğrencisine burs verdi. Bu burs nasıl verildi? Yolsuzluk ve israfın engellenmesiyle verildi. Bugün Mersin kendi çiçeğini kendi üretiyor, fahiş fiyatla çiçek alıp birilerini zengin etmiyor. Sadece kiralık araçlardan 3.6 milyon liralık tasarruf yapıldı. Ben bunları siyasetçi olarak söylemiyorum. Milletimiz bunlara bakıyor. Ben bunları millet adına söylüyorum. Daha önce hangi partiye oy verirse versin millet esasında baskıya, zorbalığa, hırsızlığa karşı CHP’ye oy verdi. Bizim belediyelerimizin de üstüne düşen en büyük görev dürüstlük misyonuna uygun hareket etmektir. Bunu yaptığımız andan itibaren milletin desteği her zaman sürecek.

CHP’nin 37’inci Kurultayı 28-29 Mart tarihinde yapılacak. Tabanda bir rahatsızlık var mı? Kurultaydan ne bekliyorsunuz?

CHP Kurultayları diğer parti kurultaylarına benzemez. Bizde parti içi demokrasi var, diğer partilerde Mussolini düzeni var. Tek adam çıkıyor, onu indir, bunu kaldır, çok çirkin bir görüntü. Bizde gelenek başka. CHP Kurultay Delegesi olmak  başlı başına bir makamdır, gururdur. Kurultay delegelerimiz asla baskıyı, diktayı kabul etmez. Genel Başkan seçiminden sonra Parti Meclisi seçimi yapılacak. Kurultay delegelerimiz parti yönetimini kendi iradeleri ile belirleyecek. Bunu engelleyecek, buna mani olacak her adımdan sakınmak, partinin hür iradesinin ortaya çıkması için parti geleneğimize uygun şekilde çalışmak lazım. Geçmiş dönem bir takım rahatsızlık varsa, sorunlar olmuşsa elbette bunlar da konuşulacak, kendi aramızda halledilecek. Kurultay en büyük gücümüzdür.  Kurultay’da çıkan ortak irade bize yeni bir enerji verecek, o enerji ile inşallah AKP düzenini bitireceğiz, ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen kuracağız.

Siz daha önce Türkiye’yi halkın otobüsüyle dolaştınız önümüzdeki günlerde böyle bir planınız var mı?

81 il, 922 ilçeyi birkaç kere gezmiş bir siyasetçiyim. 32 bin mahalle,18 bin köy var. Diyebilirim ki bunların da yüzde 80’ini gördüm. Biliyorum ki eksiği de yakında tamamlayacağız. Halkın Otobüsü halka adanmıştır. Görev geldiği anda yola çıkacağız, üstümüze düşeni yapacağız.

Türkiye, Doğu Akdeniz’de nasıl bir politika izliyor?

AKP radikal ve mezhepçi bir politika ile geniş orta doğu coğrafyasında kendi etkinlik alanını genişletmeye çalıştı. Mısır, İsrail, Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimler Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de etkinlik kapasitesini azalttı. Bugün Libya ile yapılan mutabakat, kaybedilen on yıldan sonra etkinlik kazanmak için atılan bir adımdır. Ancak Güvenlik ve Askeri İşbirliği mutabakatı bizi Libya İç Savaşı’nın parçası haline getirebilir. Bugün Türkiye’de kimse Suriye’de yaşanan korkunç hatanın tekrar etmesini istemiyor.

Akdeniz’deki mevcut tezlerinin uluslararası hukukla uyuşmayan bir yönü var mı?

Doğalgaz kaynaklarına ilişkin tezlerimiz geliştirilebilir ancak ilgili coğrafyada Türkiye’nin haklarını tartışmak doğru olmaz.

Türkiye’nin ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları açısından mevcut tezleri nelerdir?

GKRY yönetimi Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin varoluşsal haklarını tanımamak üzerine tezlerini kurmuş durumda. Gerçeklikle bağdaşmayan bu tezleri biz kabul edemeyiz.

Libya, uluslararası toplum için neden önemli?

Akdeniz’deki stratejik konumu, doğal ve beşeri kaynaklarıyla Libya ortaya çıkan doğalgaz havzalarına da ulaşabilecek bir konumda bulunuyor. Ülkeye huzur ve istikrarın gelmesi enerji arz güvenliği açısından çok önemli.

Türk askeri neden Libya’ya gidiyor? Bu konuda görüş ve düşünceleriniz nelerdir ?

Askerimiz Libya’ya gitmemeli. AKP’nin irrasyonel politikalarına yeteri kadar kurban verdik. Milyarlarca dolarımız kayboldu. Türkiye daha fazla insan ve kaynağını kaybedecek lükse sahip değil. Bu yüzden tezkereye hayır oyu verdik. Haklı olduğumuzu da millet kabul ediyor.